22 Kasım 2014 Cumartesi

Modiano ve ''Önemsizleşen'' Nobel


  Bu yılın Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazanan 69 yaşındaki Fransız öykücü Patrick Modiano oldu. Kabul etmek gerek, bu ödül hepimiz için sürpriz oldu! Bizim ya da dünyanın geri kalan kısmının yakından tanıdığı bir yazar değildi, ancak ödüle şaşırmamızın sebebi yalnızca bilinmeyene karşı takındığımız önemsemez ve biraz da kibirli tavır değildi. Çünkü Modiano, ödül üzerine açılan bahislerde de üzerine en az şans tanınan kişiydi, ancak bir şekilde  aradan sıyrılıp ödüle uzanmayı başardı.

  Modiano ödülü kazandıktan sonra, hakkında konuşabilme cüretini kendimde bulabilmek için hemen sahaflara koştum ve ''tozlu raflar arasında'' bulabildiğim doksan üç baskılı iki Modiano kitabını da aldım. ''Bir Sirk Geçiyor'' ve ''Yıkıntı Çiçekleri'' ismindeki bu iki kitap, bu süreçte okuduğum Modiano kitapları oldu. Muhtevasındaki hikayeleri genel anlamıyla beğendiğimi itiraf etmek zorundayım. Çarpıcı, kısa ama etkili, ''burjuvazinin gizli çekiciliğini'' yerden yere vuran öyküleriyle Modiano, entellektüel kişiliğini takdir ettiğim ve saygı duyduğum bir yazar olmayı başardı.

  Ancak Nobel ödülünü kazanacak kadar büyük bir yazarla mı karşı karşıyayız? Üstelik bu ödül için yarıştığı adaylar arasında bu ödülü çoktan almış olması gereken ancak ''ne hikmetse'' bir türlü kendilerine sıra gelmeyen Murakami, Maalouf, Kundera gibi yazarlar da varken? Esas tartışılması gereken soru bu ve cevabı maalesef ki ''hayır.'' Peki ödül neden Modiano'ya gitti? Ayrıca geçen sene bu ödülü kazanan Kanadalı Alice Munro da bir hikayeciyken? Bunun iki cevabı var: Birincisi, Modiano'nun bir Fransız oluşunda saklı. Fransa Kültür Bakanlığı'nın yapmış olduğu lobi faaliyetlerinin bu ödüldeki etkisi yadsınamaz. İkinci cevabıysa, bırakalım bir Nobel Komite Üyesi versin: ''Çünkü öbür yazarlar fazla ünlü.'' Nobel'in içler acısı halini özetleyen bir cümle!

    Bundan yirmi yıl önceye kadar Boris Posternak'a, Hermann Hesse'ye, Andre Gide'e verilen bu ödülün, Alice Munro, Tomas Tranströmer ve Patrick Modiano gibilerine kalmasına elden ancak üzülmek gelir!