3 Ağustos 2012 Cuma

Tanrının Kırbacı ''Attila''



   ''Kavimlerin sarsılması, bütün dünyanın korkması için doğmuş adam!'' denir Attila için genellikle. Boğazına kadar günaha batmış batı alemini cezalandırmak için tanrının gönderdiğine inanılır, ve bu yüzden ''tanrının kırbacı'' mahfazasına yükseltilir bazı kesimlerce. Birazdan bahsedeceğim Marcel Brion imzalı kitap da, bu Attila'yı anlatmak için yola çıkıyor en başta.. Ancak ulaştığı nokta, pek farklı oluyor ne yazık ki.

   Attila, paylaşılamayan bir liderdir günümüzde. Macarlar ''Attila bizdendir.'' der, bizse ''olur mu efenim, Attila Hun'dur, Hun'lar da türktür. Bu yüzden Attila türktür.'' diye karşı çıkarız.. Yabancılar da büyük saygı duyarlar başbuğa. Nefret ederler belki evet, ama saygı duymayı da ihmal etmezler. Kim bilir kaç sene anneler bebeklerini uyutmak için, ''Uyumazsan Attila gelecek.'' yalanını söylemiştir.. Böylesine yer etmiş bir liderdir Attila. Günümüzden bin beş yüz sene önce yaşamış olmasına rağmen, hafızalardaki tazeliğini korur hala. Bu kadar büyük bir lideri anlatmak da kolay değildir elbette, bu yüzden Marcel Brion'un eserine başlarken olabildiğince ılımlıydım. Ancak karşılaştığım hatalar, göz yumulmayacak düzeydeydi. Nereden başlasam? Geçmişten gelen Bozkır yaşayışından, ısrarla göçebe yaşam olarak bahsedilmesi gözüme batan ilk hataydı. Bozkır sistemine göre, her toplumun bir yaylağı, bir de kışlağı bulunur ve yazları yaylakta, kışları da kışlakta geçirilir. Göçebe yaşam ise daha farklıdır, buna göre sürekli bir göç hali vardır ve bir ay yaşanılan yerde, öbür ay yaşanmaz. Hunların sistemsiz yaşayan bir toplum değinmek için yapılmış bilinçli bir hataymış gibi çarptı bu gözüme. Doğu Roma'dan Bizans diye bahsedilmesi kendi tarih kitaplarımızın bile yaptığı bir yanlış, buna alışkınız. Bu kitap da bu yanlışı yinelemekten geri durmuyor tabii. Berabere bitmiş olan büyük Salon Meydan Savaşı'nı Romalıların kazandıklarını söylemesine ne demeli ? Hunların barbar bir kavim oldukları, çıplak gezdikleri, kadınlara değer vermedikleri gibi hatalar da kitapta sürekli yinelenen çarpıklıklar olarak göze batıyor.

  Büyük Roma Generali Aetius da bulunuyor kitapta. Aetius'tan birçok kaynakta ''Son Romalı'' diye bahsedilir hep. Ne kadar büyük bir general olduğu bilinir herkes tarafından. Ancak Attila'yı anlatmak düsturuyla yola çıkmış bir eserin, bir bölümden sonra tamamen Aetius'a yönelmesi, büyük bir yazar yanlışıydı. Bir bölümden sonra Attila'yı okuduğumu unutup, elimde Aetius hakkında bir kitap tuttuğumu bile düşündüm. Ayrıca kitaba göre, Attila hiçbir şey başaramamış bir lider olarak gözüküyor. Kitapta Attila'nın Germenlere yaşattığı korku, Tuna Nehrine baştan sona kadar hakim olması, Doğu ve Batı Roma'yı baskı altında tutması gibi konular, çok hızlı bir şekilde geçiştirilirmiş. Berabere biten Salon Meydan Muharebesi, Attila'nın kaybettiği bir savaş olarak gösterilmiş ve Attila'nın son büyük yürüyüşü, Catalaunum Savaşı da başarısızlıkla sonuçlanmış kitaba göre. Catalaunum Savaşı sonrası, Attila'nın Roma'yı vergiye bağlaması, askeri kuvvetlerini dağıtması ve rivayete göre Papa'ya önünde diz çöktürmesi gibi konulardansa, hiç bahsedilmemiş! Ayrıca kitapta Hunlardan barbar olarak bahsedilirken, Attila'nın uygar bir kişi olarak değerlendirilmesi, kesinlikle büyük bir tezat oluşturuyor. Ayrıca, bizzat Attila'nın ağzından söyletilip, gerçek hissi verilmeye çalışılarak Roma ordusunun övülüp, Hun ordusunun yerden yere vurulması gibi unsurlar da, yazarın tarafını tamamiyle belli eder cinsten.

   Kötü bir kitap. Zaman kaybı mı? Cevabım ne yazık ki evet. Attila hakkında iyi bir kitap okumak istiyorsanız, Harold Lamb'in ya da Peyami Safa'nın kitaplarını okumanızı öneririm size. Marcel Brion ise, kitabı yazarken at gözlüklerinden kurtulamamış hiçbir türlü. Bu da ortaya karalama amaçlı yazılmış bu kitabı çıkarmış. Vaktinizi boşa harcamak istemiyorsanız, uzak durun...


  
 Altı Çizilesi



  • Savaşa başlarken ve masaya otururken her ihtimali göz önüne al ve kendini en kötü duruma hazırla!
  • Eceli gelen rahat yatağında da ölür!
  • Romalılar büyük şeyler yaptılar ama hepsi geride kaldı. Ne yaptılarsa bizde yapabiliriz. Dünyaya hükmetmeliyiz.
  • Ya bir gün yerime otururlarsa endişesi ile becerikli insanların önünü tıkama.
  • Düşmanın büyüğü küçüğü olmaz. Üç-beş atlıyı bile hafife alma.

                                                             KÜNYE


Kitap İsmi: Tanrının Kırbacı Attila
Yazar: Marcel Brion
Yayın Yılı: 2004
Yayınevi: İlgi Kültür Sanat                            2/10
Sayfa Sayısı: 268
Baskı: 2.Baskı

1 yorum:

  1. Bence senin bütün dediklerin at gözlüğü ile bakılmış bir yorumlardan ibaret. Atillanın zekasını övdüğü kadar çökmüş romayı yerin dibine sokuyor. Hunların barbar olduğu tamamiyle doğrudur bana göre. Ama atilla bir zeka abidesi ve gerçek bir liderdir.

    YanıtlaSil